Yazarlar

Published on Ekim 10th, 2020

0

“Demokrasi” olmadan asla (3) – Hüseyin Şenol


Ayrı düştüğümüz yoldaşların kongrelerine mesaj… “Ayrı yerlerde” dursak da artık, sosyalist demokrasinin daha geniş ve derinlikli yaşanacağı günleri birlikte örmek umuduyla başarı dileklerimi iletiyorum.

            Sosyalist demokrasi, çoğulculuk ve genel olarak “demokrasi” tartışmaları ve eleştirileri, sosyalizm ve sosyalist yapılara zarar vermez, bizzat katkı sağlar. Bu sorunu dillendirmek ve tartışmak değil, bizzat bu tartışmaları engellemek ve “susturmak” büyük zarar vermeye devam ediyor. Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada ağırlıklı olarak bu durumu yaşıyoruz. Özellikle 100 yıldır daha bir yoğun yaşanıyor bu sorun ve engellendiğinde de hangi felaketlerle karşı karşıya kaldığımız ise tüm yakıcılığıyla ortada.

            Daha önce yine aynı başlıkla iki yazı yazmış, “sosyalist demokrasi” ve genel olarak “demokrasi” üzerine görüşlerimi aktarmıştım. Buna vesile olan gelişmeler de malumunuz: partimden istifa etmiş olmamdı. Daha doğrusu, istifamı ve nedenlerini açmamdı.

            Benim de içinde bulunduğum istifa edenler, bir dizi tartışma başlıkları, daha doğrusu konusu üzerine önümüzdeki günlerde yazacaklarını açıklamışlardı. Ben kendi payıma, önümüzdeki günlerde aşağıda maddelediğim konular-sorunlar üzerine yazmaya devam edeceğim. “Yaşadığım” ve “yaşattığım” sorunların sadece ayrılmak zorunda kaldığım partiyle sınırlı olmadığını bizzat biliyorum. (Bu yazıyla bu seriyi bitiriyor ve belirttiğim tarzda yazmaya devam edeceğim).

***

Sizler de biliyorsunuz. 200 yıldır örgütlenmelerde, 100 yıldır da “sosyalist” devletlerde yaşıyoruz bu sorunu. “Çoğulculuk” ve “sosyalist demokrasi” olmazsa olmazımız olmadığı sürece bu sorunları yaşamaya devam edeceğiz, hem de yıkıcı gücünü, her seferinde çok acı bir şekilde hissederek. Sosyalist demokrasiyi engellemek nelere yol açtı hepimiz yaşayarak gördük ve görmeye devam ediyoruz…

“3 Ekim iki Almanya’nın Birleşmesinin 30. yılı” nedeniyle kaleme aldığım yazımda da uzun uzun “sosyalist demokrasi” üzerine görüşümü tekrar belirttim. Bunu özellikle sosyalist ülkeler üzerinden yapmam, günümüz sosyalist partilerine ve yapılanmalarına da aslında bir örneklemedir.

Önümüzdeki günlerde yazacağım aşağıdaki konu başlıkları gibi. Bu tartışmaları artık istifa ettiğim parti üzerinden değil, genel olarak yapmaya çalışacağım. Çünkü dediğim gibi, yaşadığım ve yaşanan sorunların genel bir sorunumuz olarak görüyorum. Bilemiyorum, bu sorunlardan muzdarip ol(a)mayan sosyalist yapılar var mıdır?

Kendimin de “ağır” şekilde yaşadığı, maruz kaldığı bazı sorunlar şunlardı: “Sansür” ve “toplumsal bir hareket hakkında suç duyurusu” konuları başta olmak üzere, kadına şiddet, mobbing ve linç, disiplin, tartışmaların engellenmesi için kapatılan sosyal medya hesap ve grupları, kongrelerin örgütlenme aşamasında muhalefete yaklaşım, suni organların oluşturulması, sokak fetişizmi, çevre-ekoloji, şeflik-abilik sorunu, yerel özerklik, sosyalist demokrasi, parti içi demokrasi, resmi olmayan organlarüstü toplantılar, Marksist Akademi, HDP ve HDK-A, Demokratik Güç Birliği, ulusal sorun, şovenizm ve sosyal-şovenizm, Kemalizm, demokratik kitle örgütlenmesi ve Avrupa alan örgütlenmesi, yayınlar, gençlik, sağından medet umma, ittifaklar, İlerici Enternasyonal, dine yaklaşım, engelliye yaklaşım, faşizmin kurumsallaşması, devlet, 15 Temmuz Darbesi, seçimler, faşistlere bile oy verilerek destek sağlanması vs…

Önümüzdeki dönemde, sadece teorik değil, pratik örneklemelerde bulunarak işleyeceğim bazı konu başlıkları bunlar. Sosyalist demokrasiye, parti içi demokrasiye katkı sağlayacağını umduğum bu ve diğer tartışma başlıklarına diğer parti, diğer devrimci demokrat komuoyundan kişi ve grupların da ortak olmasını isterim.

Bu tartışmalar tarihe nottur. Söylenenler nasıl tarihe not olarak düştüyse, bundan sonra söylenecekler de tarihimizde önemli yer tutacak.

Bundan sonraki yazılarımın başlığı da farklı olacak. Yani seri halinde yazdığım “demokrasi olmadan asla!” yerine, konunun adını taşıyacak.
            Ama hepsinde “demokrasi” sorunu bir türlü yer alacak. Çünkü tüm bu “dertlerin” başında, içerikten ziyade, teorik ve pratik farklı düşünceye “yaklaşım” yatıyor.

Sosyalist demokrasi olmadan, sosyalist ülkelerin ve partilerin de yaşama şansı olmadı ve bundan sonra da olmayacak.

***

Ayrı düştüğümüz yoldaşların kongresine açık mesaj

            Değerli Yoldaşlar,

            Dilerim her şeye rağmen, gelecekte sosyalist demokrasi gibi, sosyalizmin olmazsa olmaz koşulunun yaratılması çabasını hep birlikte sürdürürüz. Sosyalizm uygulamamızın deneyimlerinden çıkan derslere dayanmadan nihai hedefe kesinlikle ulaşamayacağız.

Bürokratik sosyalizmi, reel sosyalizmi yeniden tanımlamak, eleştirmek ve kesinlikle geçit vermemek için şimdiden “sosyalist demokrasi”nin duvarlarını örmeliyiz. “Sosyalizm uygulamamızın deneyimlerinden çıkan derslere dayalı” bir mücadeleyi örmek zorundayız.

            “Ayrı” yerlerde dursak da artık, sosyalist demokrasinin daha geniş ve derinlikli yaşanacağı günleri birlikte örmek umuduyla, Avrupa Kongrenize başarı dileklerimi iletiyorum.

            Yaşasın devrim ve sosyalizm


Hüseyin Şenol – 10.10.2020


Konu üzerine önceki iki yazım:

https://www.avrupademokrat.com/demokrasi-olmadan-asla-1-huseyin-senol/
https://www.avrupademokrat.com/demokrasi-olmadan-asla-2-huseyin-senol/

Tags: , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑