Sağlık

Published on Eylül 27th, 2020

0

Kovid-19’un obez bireylerde daha ağır seyrettiği belirlendi

Fransız bilim insanı François Pattou başkanlığında yürütülen “Kovid-19 hastalığının şiddeti ve obezite ilişkisi” başlıklı çalışmada, yoğun bakımdaki yeni tip koronavirüs hastaları ile diğer nedenlerle yoğun bakımda bulunanlar karşılaştırıldı.

Fransız bilim insanı François Pattou başkanlığında yürütülen bilimsel çalışma, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) obez bireylerde daha ağır seyrettiğini ortaya koydu.  

Lille Üniversitesi Tıp Fakültesinde Cerrahi Profesörü ve Genel ve Endokrin Cerrahisi Bölüm Başkanı François Pattou tarafından yapılan, Kovid-19 hastalığının şiddeti ve obezite ilişkisini ortaya koyan bilimsel çalışma sonuçları açıklandı. 

Bu yıl 1-4 Eylül’de online düzenlenen Avrupa ve Uluslararası Obezite Kongresi’nin (ECOICO 2020) açılış oturumlarında sunulan çalışma ile salgın hastalığın ilk dönemlerinde Fransa’dan elde edilen ve obezitesi olan hastaların olmayanlara oranla daha ciddi hastalık ve daha yüksek ölüm riskiyle karşı karşıya bulunduğunu gösteren veriler paylaşıldı.

Pattou’nun kongrede çalışmaya ilişkin yaptığı sunuma göre, Fransa’da obezite görülme sıklığının daha yüksek olduğu bölgelerde karantina koşullarından çıkılmasının diğer bölgelere oranla daha uzun sürdüğünü anlattı.

Kovid-19’a bağlı yoğun bakım hastaları ile Kovid-19 dışında rahatsızlığı bulunanların kıyaslanmasıyla elde edilen veriler, yoğun bakımdaki her 4 Kovid-19 hastadan 2’sinin yani yarısının Beden Kitle İndeksinin (BKİ) 30’dan fazla yani obez, 4’te birinin de 35 ve üzeri, yani ağır obez olduğunu gösterdi. 

Yoğun bakımdaki diğer Kovid-19 hastalarının yüzde 40’ının fazla kilolu olduğu belirlenirken, sadece yüzde 10’unun sağlıklı kilo aralığında yer aldığı gözlendi.

Çalışmayla, Kovid-19 dışındaki yoğun bakım hastalarının da dörtte birinin obezitesi veya ağır obezitesi, dörtte birinin fazla kilolu ve yaklaşık yarısının da sağlıklı kilo aralığında olduğu ortaya konuldu. 

“Solunum cihazı gerektiren hastaların yarıdan fazlası obeziteli bireyler”

Çalışma ile yoğun bakımdaki Kovid-19 hastalarının solunum cihazına bağlanma eğilimi de gözlendi.  

Solunum cihazı ihtiyacı olan 89 hastanın yarıdan fazlasında obezite veya ağır obezite tespit edilirken diğer hastaların da çoğunun fazla kilolu olduğu belirlendi.

Çalışmada, ventilatör gereksinimi bulunan hastaların yüzde 10’undan azının beden kitle indeksinin 25 veya altında sağlıklı aralıktaki hastalar olduğu ortaya konuldu.

Profesör Pattou sunumunda, çalışma sonuçlarına ilişkin, “Kovid-19 pandemisinin başlangıcından birkaç ay sonra bu hastalığın obezitesi olan bireyler için taşıdığı risk çok belirginleşmişti. Verilerimiz hastalığın ağırlaşma olasılığının Beden Kitle İndeksi ile birlikte arttığını ve sonuçta yoğun bakımdaki ağır obezitesi olan Kovid-19 hastalarının hemen hemen tümünün vantilatöre bağlandığını göstermektedir.” değerlendirmesinde bulundu. 

Pattou ile arkadaşlarının yaptığı ve Lancet Diabetes & Endocrinology’de yayımlanan diğer analizler Lille Üniversitesi Hastanesinde incelenen hastalar arasında, yoğun bakımdaki Kovid-19 hastalarının obezitesi olma olasılığının Kovid-19’u olmayanlara oranla 3 kat fazla olduğunu gösterdi.

“Birçok bireyde ayda yaklaşık en az yüzde 1 kilo alımı gözlendi”

Avrupa Obezite Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Obezite Araştırma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Volkan Yumuk da gerek söz konusu çalışma gerekse obezite ve Kovid-19 ilişkisini ortaya koyan diğer çalışmalarda, obezitenin koronavirüste önemli bir risk faktörü olduğunun ortaya konulduğunu söyledi.

Pandemi devam ettiği sürece bu riskin devam edeceğini vurgulayan Yumuk, şunları kaydetti:

“Bu nedenle fazla kilolu veya obeziteli bireylerin, içinde bulunduğumuz dönemde tedavilerini sürdürmeleri ve doktorlarıyla sürekli temas halinde olmaları ciddi önem taşımaktadır.

Kovid-19 sebebiyle obezite riski de giderek artmaktadır. İçinde bulunduğumuz günlerde insanlar evde kaldıkça daha fazla yemek yemeğe ve atıştırmalık tüketmeye yönelebiliyor. Fazla kilolu ve obeziteli bireyler bu süreçte psikolojik destek ve kilo kaybı programlarına ara verebiliyor. Bu da kilo alımı ve metabolik hastalık risklerini arttırıyor.

Salgın sürecinde çağrılar sonrası evde kalma süresinde yaşanan artış, bu süreçte psikolojik faktörlerle fazla kalori alımı ve hareketsizlik, toplum genelinde kilo artışına sebep oldu. Bu süreçte birçok bireyde ayda yaklaşık en az yüzde 1 kilo alımı gözlendi. Üç ayda yaklaşık yüzde 3-5 civarında bir kilo artışı olacağı öngörülmektedir. Salgın sürecinde kilo alımı özellikle diyabet ve tansiyon hastalarında şeker ve tansiyonun yüksek gitmesine neden olabilmekte ve olası bir koronavirüs enfeksiyonunda hastalığın ağır geçirilme riskini artırabilmektedir.”

Tags: , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑